Kimi çocuklar başkalarına rahatsızlık veren; işlevsel olmayan ve toplumsal doğrulara aykırı davranışlar sergilerler. Bu çocuklar; sebepsiz yere sürekli olarak olumsuz davranışlar sergilerler. Duygularını kontrol edemez, isteklerinin yerine getirilmemesi onları fazlasıyla öfkelendirir. Çocuklarda ortaya çıkan yıkıcı davranış bozuklukları; karşıt olma- karşı gelme bozukluğu ve davranım bozukluğu olarak ikiye ayrılır.
Karşıt olma- karşı gelme bozukluğunda çocuklar; kimsenin…
Özgüven; kısaca kişinin kendisi hakkında ne düşündüğü ve kendisini ne kadar değerli hissettiğidir. Özgüven eksikliği yaşayan kişiler; sürekli olarak kendilerini yargılar, yaptıkları önemli işleri küçümser, olumlu yönlerini değil olumsuz yönlerini ön plana çıkarırlar. Daha çok çocukluk döneminde anne-babalar, ergenlik döneminde ise kişinin kendisi tarafından problem olarak görülen özgüven eksikliği, olumlu benlik algısı oluşturulmadığında kişinin tüm…
İ nsanoğlu doğuştan yalnızca iki temel korkuyla dünyaya gelir. Bunlar derinlik, (yükseklik) ve yüksek ses korkularıdır. Birkaç aylık bir bebeği havaya atıp tuttuğunuzda ya da yüksek bir ses ile uyaran verdiğinizde korkarak tepki verir. Bu iki korku dışında tüm korkularımız ve kaygılarımız yaşantılar yoluyla doğrudan ya da dolaylı olarak ortaya çıkmış korkulardır.
Kaygının oluşmasındaki…
Genellikle 3-4 yaşlarında görülmeye başlanan tırnak yeme alışkanlığı bazen ergenlik hatta yetişkinlik dönemlerinde de devam etmektedir. Tırnağı ya da tırnak etlerini dişleyerek koparma şeklinde kendini gösterir. Çoğunlukla içe dönük ve sosyal ilişkilerinde yetersiz ve duygusal olarak kendini ifade edemeyen çocuklarda görülen bir problemdir.
Tırnak Yeme Bozukluğunun Nedenleri
- Anne-babalarının çocuklarına yetersiz ilgi göstermesi
- Çocuğun güvensizlik ve gerginliğini giderme…
Okul Fobisi
Yoğun bir kaygı ile çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da okula gitme konusunda isteksiz görünmesi olarak karşımıza çıkan okul fobisi sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle 5 yaşlarında okula yeni başlayan ve annelernden ilk kez ayrılan çocuklarda görüldüğü gibi ergenlik başlangıcı olarak görülen 11-12 yaşlarında da çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmekte. Okul fobisi olan çocuklar, genellikle…
Başta kişinin kendisi olmak üzere kişinin birlikte yaşadığı insanlar için de ciddi bir problem olan DEHB; erken teşhis edildiğinde olumlu sonuçlar alınmaktadır. Çocukluk döneminde teşhis edilmesi durumunda çocuğun bakımını yapan ve eğitimini veren kişilerin bilinçli tutumları sayesinde olumluya çevrilen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun 3 temel özelliği vardır. DEHB olan kişiler dikkat bozukluğu yaşarlar. Bu kişiler…
Kardeşler arası kıskançlık nedir? Bu kıskançlık normal düzeyde bir kıskançlık mı yoksa problem olarak görülmesi gereken bir durum mu var. Anne-baba olarak kendinizi çaresiz hissettiğiniz durumlar oluyor mu? Ebeveynler bir dereceye kadar çocuklarının birbirlerini kıskanmalarını olağan karşılabilmelidirler. Ancak bu kıskançlık çoğu zaman anne ve babayı çaresiz hissettiriyor ve ne yapacaklarını bilemedikleri bir duruma getiriyorsa bu noktada…
Üstün zekalı ve özel yetenekli çocuklar; yaratıcılık, sanat ve akademik alanlarda yaşıtlarına göre yüksek düzeyde motivasyon, performans ve görev sorumluluğu gösteren ve bu tür yeteneklerini geliştirmek için uygun imkanlara gereksinim duyan çocuklardır.
Yakın zamana kadar üstün zekalı-yetenekli çocukların ülkenin zengin doğal kaynakları olarak görülmediği ancak son birkaç yıldır bu alanda devletin artık ciddi araştırma grupları kurarak konuya…
Eşcinsellik; biseksüellik ve heteroseksüellik gibi insanda tanımlanan cinsel bir yönelimdir. Uluslararası örgütlerce heteroseksüellik gibi sağlıklı bir durum olarak kabul edilen eşcinsellik; her şeyden önce bir cinsel yönelim farklılığıdır. Çünkü "fizyolojik cinsiyet", doğuştan belirlenen bir özellik iken "Cinsel kimlik", erken çocukluk döneminde aile tutumları ve toplumun kişiye vermiş olduğu roller sonucunda oluşan bir yapıdır. Buna bağlı olarak çocuklukta bu yapının ilk…
Yas tutma; çok sevilen bir insanın ölümü, önemli bir ilişkinin bitmesi gibi kayıplar sonrasında yaşanılan normal bir süreçtir. Bu süreci doğal olarak yaşadığında, kişi kayıpla sağlıklı bir şekilde baş etmiş ve güçlenmiş olur. Bu yas tutma süreci sonunda insan yaşadığı kaybı, yaşamının parçası haline getirerek bununla yaşamayı öğrenir. Bu, kaybedilen kişiyi unutmak ya da artık sevmemek anlamına gelmez.…
