Kişilik; kişinin kendini tutarlı, bütün bir varlık olarak hissedebilmesi ve bir ötekiyle ilişki kurma şekline denir.Bu bağlamda bakıldığında, insanların bir başkası ile (anne, baba, eş, arkadaş, patron, çocuğu) nasıl ilişki kuracaklarını belirleyen temel yapıdır.Hayat boyu gelişimi ve değişimi devam eden bu yapının temeli yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkar.
İnsanlarla kurduğumuz iletişimde söylediklerimizden daha fazlası, beden dilimiz yoluyla karşı tarafa aktarılıyor.Konuyla ilgili sosyal psikologlar tarafından yapılan çok sayıda araştırma var, ancak kapsamlı ilk çalışma, psikoloji profesörü Albert Mehrabian’ın çalışmaları olarak karşımıza çıkıyor.
Mehrabian; 1970-1980 yılları arasında beden dili üzerinde yaptığı çalışmaların bulgularını 1981 yılında yayınladığı “sessiz mesajlar” adlı kitabında paylaşıyor.
Psikoterapi; başvuruda bulunan kişi ya da kişilerin (danışan ya da ruh sağlığı bozukluğu olan hastaların) düşünsel çarpıtmalarının düzeltilmesi, çektikleri çökkünlük ve bunaltı gibi ruhsal sıkıntılarının ve duygusal acılarının giderilmesi
Panik atak; günümüzde bir çok kişinin hayatını olumsuz etkileyerek yaşam kalitelerinin düşmesine neden oluyor. Kişi için hayatı katlanılamaz bir hale getiren bu rahatsızlık; çoğu zaman psikoterapi ve ilaç desteği ile oldukça kısa sürede tedavi edilebiliyor.
Obsesif-kompulsif bozukluk, yani halk dilinde takıntı hastalığı olarak bilinen rahatsızlık; anksiyete bozuklukları arasında yer alan ve birçok insanın yaşamını olumsuz yönde etkileyen bir rahatsızlıktır.
EMDR Nedir? EMDR; göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme olarak dilimize tercüme edilen, kısa sürede son derece etkili çözümler üreten bir psikolojik tedavi yöntemidir.
EMDR’nin Doğuşu ve Kullanım Alanları Psikoterapi tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olan EMDR terapisi; Dr. Francine Shapiro tarafından keşfedilmiştir.
Savunma deyince aklınıza ne geliyor? Kendini korumaya yönelik gerçekleştirilen her türlü eylem ya da alınan tedbir. İnsanoğlunun kullandığı savunma düzenekleri de tam olarak benliği korumaya yönelik ortaya çıkan, bilinçdışı yani irademiz dışında ve çoğu zaman farkında olmadığımız tepkilerdir.
“Sabah içimde öyle bir sıkıntıyla uyanıyorum ki sanki dünyanın en mutsuz insanı benim. Bu sıkıntıyı göğüs boşluğumda hissediyorum, elimle tutacakmışım kadar gerçek.İşe gitmem gerekiyor, bulduğum ilk kıyafeti üzerime geçiriyorum, nasıl göründüğümü hiç önemsemeden. Kimseyle zorunlu olmadığı sürece konuşmak istemiyorum.
